MAZİYE YOLCULUKLAR - 235 / ASKER ZİYARETİ VE AHMET AY

MAZİYE YOLCULUKLAR  - 235

 

ASKER ZİYARETİ VE AHMET AY

 

ÇATKUYU KÖYÜ ANILARI–4

           

            Çatkuyu Köyü, Afyon ili Sincanlı ilçesine bağlı küçük, şirin ve güzel bir Yörük köyüdür.

            Sessiz, sakin, huzur yatağıdır.

            Suyu bol, havası güzel, şimdi ki yaşayanların dedelerinin gelip yerleştiği merası geniş bir alandır.

            Yol, köyün tam ortasından geçer.

            İki yamaca kurulmuş tek ve iki katlı, çatısı kiremitli, geniş avlulu güzel evlere sahipler.

            Dededen, babadan kalma hayvancılık yaptıkları için her evin büyük ağılları vardır.

            Köyün doğusu çoğunluğu ardıç ağaçlarından oluşan ormanlık alandır. Bu alana köy korusu denir. Çeşitli hayvanların, özellikle tavşanların yaşam alanıdır. Güzeldir. Serindir. İnsanın huzur bulduğu bir mekândır.

            Köyün kuzey, güney ve batısında Yörüklerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için arpa ve buğday ektikleri tarlaları vardır.

            Köyün esas geçim kaynağı hayvancılıktır.

            Yıllar yılları kovaladıkça küçük aileler büyümüş, bu güne kadar hiçbir hükümetten destek alamayan yurdunu canından çok seven bu güzel insanların gençleri, şehirlerde ekmek peşine düşmüşlerdir.

            Bütün ülkede yaşanan köyden şehre göç burada da yaşanmıştır.

            Eğer hükümetler hayvancılıkta uzmanlaşmış bu çalışkan insanlara destek verseydi, her aile hayvan çiftliği sahibi olur, bir süt fabrikasına yetecek kadar süt üretirlerdi.

            Çatkuyu köyünde kurulacak bir süt fabrikası hem bu köyün gençlerine, hem de çevre köylerdeki gençlere iş yeri, ekmek kapısı olurdu.

            Şehirlerde ekmek peşine düşen de olmazdı.

            Siyasetçiler ve bürokratlar bu çalışkan ve yurtsever insanlara destek olmadıkları gibi ihmal etmişlerdir.

            Doğuda ve Güneydoğuda elektriksiz köyler çoktu. Batıda elektriksiz köy olacağını hiç düşünmemiştim. Bu köye atandığımda köyde elektrik yoktu. Yani elektriksiz köydü.

            Köyün muhtarı sevgili Mehmet Okumuş’a sormuştum:

            — Muhtar, Afyon’un tek elektriksiz köyü, senin köyündür. Ne olacak halımız?

            Mehmet Ağabey, o sakin, efendi haliyle cevap vermişti:

            — Öğretmenim, köye elektrik getirmek için çok çaba harcadım. Şükür sona yaklaştık. Elektrik direkleri dikildi. Bir-iki ay içinde elektriklerimiz gelir.

            Ben Çatkuyu Köyüne öğretmen olarak atandıktan iki ay sonra elektrikler geldi. Köylüler ağıllarındaki hayvanlara geceleri elektrik ışığında baktılar.

            Ahmet Ay, köyden Kütahya’ya göç eden gençlerden biriydi. Bir fabrikada iş bulmuştu.

            Gençler, askere gidene kadar koyun güder, askerlik dönüşü şehirlerde ekmek peşine düşerlerdi.

            Ben Çatkuyu Köyüne atanmadan önce bir yıl atanmayı bekledim. Boş gezmemek için Adıyaman merkeze bağlı Yukarı Kuşakkaya köyünde vekil öğretmenlik yaptım.

            Yukarı Kuşakkayalı Hüseyin Oğuz isimli bir genç, vatani görevini yapmak için askere gitmişti. Kütahya’ya vermişlerdi. Bu genci severdim. Moral vermek, destek olmak için Kütahya’ya gitmek, bu genci ziyaret etmek istedim.

            Okulun bahçesine serdiğim kilimde köylülerle oturup sohbet ederken konuyu açtım:

            — Adıyamanlı tanıdığım bir genç, Kütahya’da asker. Hafta sonunda onu ziyarete gideceğim. Benimle gelmek isteyen arkadaş var mı?

            Rahmetli Ali Okyar soruma cevap verdi:

            — Ben sana arkadaşlık yaparım. Akrabam Ahmet Ay Kütahya’da çalışıyor. Hem Ahmet’i hem de askeri ziyaret eder, döneriz.

            Çok sevindim. Sevdiğim Ali Okyar ile birlikte Kütahya’ya gidecektim. Bilmediğim yerde yabancılık çekmeyecektim. Ahmet Ay, bize yardımcı olurdu.

            Hafta sonunu bekledim.

            Hafta sonu Ali Okyar ile birlikte Kütahya’ya gittik. Ahmet Ay’a konuk olduk. Sağ olsun bizi çok iyi ağırladı. Sevgili Ahmet Ay’ın yemeğini yedik. Çayını içtik. Askerin kışlasına götürdü. Askerin sevinci görülmeye değerdi. Oturduk, sohbet ettik. Dertleştik. Moral verdik.

            Ziyaretimiz bitince Kütahya çarşısını gezmeye başladık.

            Süs eşyaları satan bir dükkâna girdik. Kütahya işi dökme güvercin, kuş, kedi, köpek vs. bir koli eşya aldım. Kırılmasın diye özenle yerleştirdim.

            Sevgili Ahmet ay’a bize gösterdiği candan insanlığından dolayı teşekkür ettik.

            Aradan otuz yedi yıl geçse de Ahmet Ay’ın konukseverliğini, insanlığını unutmadım.

            Çok teşekkür ederim güzel insan Ahmet Ay. Allah, her zaman yardımcın olsun. Ailene sağlık, mutluluk ve huzur versin. Sana ve ailene uzun ve güzel ömürler diliyorum. Mersin’den kucak dolusu selamlar, sevgiler.

            Ali Okyar ile birlikte köye döndük.

            Sevgili Ali Okyar rahmetlik oldu. Güzel dost, güzel insan mekânın cennet olsun. Allah rahmetini senden esirgemesin.

            Seni saygıyla anıyorum.

            Güzel insanları unutamam. Vefasızlık edemem.