EĞRİLER DESTANI

EĞRİLER DESTANI

Kalem senin alın yazın yazılmış,
Gör gerçeği boş ver tehdit zinciri…
Doğan cana zaten mezar kazılmış,
Dünya fani yaz yazıyı şiiri…

Tefeciler bu sistemin mahsulü,
Hazineyi belli talan usulü,
Sahte dindar araç eder resulü,
Berbat eder çuvallarla inciri…

Bina doldu bütün koylar sahiller,
Bu yağmaya rüşvetçiler dâhiller,
Bir depremde suda yüzer cahiller,
Doğa takmaz ferman veren amiri…

Bin bir hile yapıyorlar gıdada,
Ortam bozuk diş kalmamış vidada,
Ar perdesi yırtık birçok nidada,
Ustaların göz boyuyor tamiri…

Kalpler dönmüş Arap Çölü Sina’ya,
Düştük eksik malzemeli binaya,
Tüm parayı verdik velet zinaya,
Gel de sustur kazık yemiş şairi…

Televizyon garantisi üç yıldı,
Garantiden panel hariç sayıldı,
Üç haftada bizim panel bayıldı,
Bir vermiştik iki ister yer kiri…

Manav salmış domatesi peziği,
Seçmiş vermiş çürümüşü eziği,
Şu bedenin gitti kimya fiziği,
Takke takar bir de içi zifiri…

Bin bir şeyle doldurmuşlar sucuğu,
Söyle dostum bunlar kimin çocuğu,
Avrupa’dan almış gelmiş gocuğu,
Hep enayi görüyorlar fakiri…

Ant içirdik yıllar yılı boşuna,
Doğru dedik eğri gitti hoşuna,
Tezgâh doldu merdivenin loşuna,
Sahte mallar üretiyor her biri…

İşçi memur öder bizde vergiyi,
Zengin açar lüks yerlerde sergiyi,
Kalem susmaz elbet yapar yergiyi,
Saygın yaptık büyük çalan mahiri…

Hedef dönmek kısa yoldan köşeyi,
Patatesten yapar mühür kaşeyi,
Bar pavyonda zübük bulur neşeyi,
Her ciğere düzen bulmuş tekiri…

Cantekin der; herkes bulmuş yolunu,
Elin verme koparırlar kolunu,
Ateş sarar her hilede solunu,
Yedirecek ortam akıl fikiri…