SENİ SAHTEKÂR SENİ

SENİ SAHTEKÂR SENİ

Seccadeyi çevirmişsin cüzdana,
Tenekeye koymuşsun din imanı…
Yele verip yol vermişsin vicdana,
Kâbe’n olmuş malın mülkün limanı…

Doksan dokuz kehribardır taneler,
Her bir taşta o yediğin naneler,
Kan ağlıyor mağdur olan haneler,
Üstlerinde kalan eski tumanı…

Ne çok maske gördü çirkin suratın,
Suyu yetmez pak etmeye Fırat’ın,
Haramzade yüküsün sen kıratın,
Arşa çıktı yüreklerin dumanı…

Birçok yerde doldu gizli kasalar,
Sende renk renk cübbe takke asalar,
Kuytularda bin bir âlem masalar,
Utanmadan kirletirsin ummanı…

Adamların birer tilki sansardır,
Gayrimenkul işlerinde simsardır,
Sıfır bina yüzde elli hasardır,
Çarpılanın yürek yakar âmânı…

Elin uzun bezin var her tarakta,
Her marifet varmış senin çırakta,
Mekke diye hacı etti Irak’ta,
Karıştırdın her gün sapla samanı…

Parselledin devlet malı arsayı,
Sırıtarak toparladın parsayı,
Avucuna aldın koca borsayı,
Belirledin alım satım zamanı…

Malda mülkte her gün yaptın merhale,
Dümeninde döndü birçok ihale,
Her gruba işler ettin havale,
Sözün kanun sözün geçti fermanı…

Kapındadır iti otu gammazı,
Sen abdestsiz kılar oldun namazı,
Görmez olduk senden üstün cambazı,
Bu âlemde yoktur senden yamanı…

Cantekin der; halka oldun musallat,
Aç gözünü doyurmuyor hâsılat,
Gönül diyor yakasına asıl at,
Halka dağıt koca haram harmanı…