BANA DÜŞMAN KESİLENLER

BANA DÜŞMAN KESİLENLER

Masanın etrafındaki plastik taburelerde oturuyoruz…
Biri bana sordu:
— Ne iş yapıyordun?
Cevap verdim:
— Öğretmendim. Emekli oldum…
Bir soru daha sordu:
— Baban ne iş yapıyordu?
Cevap verdim:
— Demirciydi. Vefat etti…
Sorularına devam etti:
— Annen ne iş yapıyordu?
Cevap verdim:
— Ev hanımıydı… Vefat etti…
Sorularına devam etti.
— Eşin ne iş yapıyor?
Cevap verdim:
— Ev hanımıdır…

Öğretmenken, sınava girmiş öğrenci durumuna düşürüldüm…
İçimdeki öğretmen beni teşvik etti… Sen de aynı soruları kendisine sor…

Ben de aynı soruları sormaya başladım:
— Sen ne iş yapıyordun?
Pis pis güldü… Biraz düşündü… Gözlerime baktı…
Cevap verdi:
— Ben işimi doğrudan söylemem. Kodlayarak söylerim… Kodlarını birleştirenlere de düşman olurum…
Durakladı. Sözlerine devam etti:
— İşim dört heceden oluşan bir kelimedir… Birinci hece “pe’dir…” İkinci hecesi “ze’dir…” Üçüncü hece de “venk’tir… Dördüncü hece bir ektir: “lik.”

Düşman kazanmamak için heceleri içimde birleştirdim…
Çok ilginç bir kelime buldum…
Merakım arttı…
Babasının işini de sorayım dedim, kendi kendime…

İkinci sorumu sordum:
— Baban ne iş yapıyordu?
Pis pis güldü… Biraz düşündü… Gözlerime baktı…
Cevap verdi:
— Ben babamın işini doğrudan söylemem. Kodlayarak söylerim… Kodlarını birleştirenlere de düşman olurum.
Durakladı. Sözlerine devam etti:
— Babamın işi üç heceden oluşan bir kelimedir… Birinci hece “ka’dır…” İkinci hecesi “vat’tır… Üçüncü hece de “lık’tır…”

Düşman kazanmamak için heceleri içimde birleştirdim…
Çok ilginç bir kelime buldum…
Merakım arttı…
Annesinin işini de sorayım dedim, kendi kendime…

Üçüncü sorumu sordum:
— Annen ne iş yapıyordu?
Pis pis güldü… Biraz düşündü… Gözlerime baktı…
Cevap verdi:
— Ben annemin işini doğrudan söylemem. Kodlayarak söylerim… Kodlarını birleştirenlere de düşman olurum.
Durakladı. Sözlerine devam etti:
— Annemin işi üç heceden oluşan bir kelimedir… Birinci hece “kah’dır…” İkinci hecesi “pe’dir… Üçüncü hece de “lik’tir…”

Düşman kazanmamak için heceleri içimde birleştirdim…
Çok ilginç bir kelime buldum…
Merakım arttı…
Eşinin işini de sorayım dedim, kendi kendime…

Dördüncü sorumu sordum:
— Eşin ne iş yapıyordu?
Pis pis güldü… Biraz düşündü… Gözlerime baktı…
Cevap verdi:
— Ben eşimin işini doğrudan söylemem. Kodlayarak söylerim… Kodlarını birleştirenlere de düşman olurum.
Durakladı. Sözlerine devam etti:
— Eşimin işi dört heceden oluşan bir kelimedir… Birinci hece “o’’dur…” İkinci hecesi “ros’tur… Üçüncü hece “pu’dur…”  Dördüncü hecesi de “luk’tur”

Düşman kazanmamak için heceleri içimde birleştirdim…
Çok ilginç bir kelime buldum…
Sustum…
Kalktım…

Günler geçti…
Geçen günler içinde yalnız kendi işini kodlayanlar oldu…
Bazıları kendi işi ile eşinin işini kodladı…
Bazıları babalarının işini de kodladı…

Günler geçti…
Kodlama yapanlara yanaşmadım… Yanaşmıyorum…
Hep uzak durdum… Uzak duruyorum…
Oturduğum masaya geldiklerinde “işim var” bahanesiyle masadan kalkıp uzaklaştım…    Uzaklaşıyorum…

Günler geçti… Geçiyor…
Kodlama yapanlar, kendilerinden kaçmama kızdılar… Kızıyorlar…
Bazıları da bana sataşmaya kalktılar… Kalkıyorlar…
Sataşanların bana verdikleri kodları birleştirerek, kendilerine hitap ettim… Etmeliyim diye düşünüyorum…
Kodlarını birleştirdiklerimin hepsi bana düşman oldular… Düşman olsunlar…
Benimle uğraştılar… Uğraşıyorlar…
Sayıları da az değil…
Bakalım bu işin sonu nereye varacak…
Kodla konuşanlarla işim olmadı, olmaz, olamaz…

30 Ağustos 2013 /  Cuma / Saat 23.5o.

CEZAEVİ GÜNLÜĞÜ

Son Güncelleme (Cuma, 11 Ekim 2013 13:20)