ORKİDE

ORKİDE

Sevdiceğin Mahmut, dün gece düşünde seni gördü…
Senin sol elinde, dalı dikenlerden temizlenmiş bembeyaz bir tas gülü vardı…
Senin sağ elinde, demir kafesin içinde size şiirler ve yazılar yazan, şarkılar düzen, hasretinizle efkâr deryasında yüzen Sevdiceğin Kâhtalı Mahmut Cantekin’in bülbüle dönmüş resmi vardı…
Hasret, Mahmut’un yüreğini kor ateşlerde kıpkırmızı olmuş bir demir gibi dağlıyordu… 

Falakalarda, Filistin askılarında, vücuduna verilen elektrik akımlarında, özellikle saatlerce kafasına vurulan at kırbaçlarında, Şubat ayında soğuk su havuzlarında; zulmün her türlüsünün bedeninde barbarca uygulandığı günlerde; yiğit Ağabeyi Mehmet Cantekin’in cenaze töreninde ağlamayan çelik iradeli Mahmut; altmış bir yaşında dokunsan ağlıyordu…

Ağlasan ağlıyordu…
Konuşsan ağlıyordu…
Ağlamak, kahpece tuzağa isyandı…
Gece gündüz ağlıyordu…
Bahtsız bahtına, kör talihine, katran karası kaderine ağlıyordu…
Burada geçen her saniye yüreğini dağlıyordu…
Yürek, yüklenmiş bin bir derdi belayı Fırat ve Dicle olmuş çağlıyordu…

Mahmut, yüreğinin sultanını, seni dün gece düşünde gördü…
Sağ elindeki Sevdiceğin Kâhtalı Mahmut Cantekin’e ağıt yakıyordun:

AĞIT

Gel dedin de ben gelmedim pişmanım,
Dinlemedim çok haklıymış ısrarın…
Bundan böyle inadımdır düşmanım,
Kurbanısın beş liralık esrarın…

Dört duvarda sen dertleri binlersin,
Biliyorum inim inim inlersin,
Yüreğinin hep sesini dinlersin,
Büyük oldu benim sana zararım…

Hep ağladım hapishane önünde,
Göz pınarım kurur görüş gününde,
Yok, böyle suç yârim senin dününde,
Bağışlamak olsun bana kararın…

Delip geçer kara günler hançerdir,
Aklım bu gün sende bizde göçerdir,
Ekin olduk bu suçlama biçerdir,
Uçan kuşa bile oldu yararın…

Cantekin der; vurdu bize satırı,
Esrarkeşin yeni yetme katırı,
Bu âlemde yoktur insan hatırı,
Yükü derttir sırtındaki hararın…

Mahmut, iki çocuğunun annesi, dün gece seni düşünde gördü…
“Özlem Gülistan kızın, senin için çırpınıp duruyor,” diyordun… “Çok üzülüyor,”  diyordun…
“Mehmet oğlun, senin için çok üzülüyor,” diyordun…
“Annem, babam ve bütün ailem senin için dua ediyorlar,” diyordun…
Mahmut’un boynuna sarıldın, ağladın… Mahmut ağladı… Birlikte ağlaştınız…
Mahmut uyandı, hala ağlıyordu…
Mahmut’un gözlerinin vanası kapanmıyor…
Hep ağlıyor…

30 Ağustos 2013 /  Cuma / Saat 14.30.

CEZAEVİ GÜNLÜĞÜ