GÖRÜŞ SAATİ GELDİ

GÖRÜŞ SAATİ GELDİ

29 Ağustos 2013.
Günün adı Perşembe…
Saatte akrep ile yelkovan 14.00’ü gösteriyor…
On dakika önce ilk grup görüşe gideceklerin adı okundu…
İlk grup görüşçülerin içinde benim adım yok…
Görevli gardiyan adımı mazgal deliğinde bekleyen Hakan Kök’e söylemedi…
Hakan Kök:
— Mahmut Cantekin, diye bağırmadı…

Biraz önce duş aldım.
Soğuk suyun altında durdum… Beş dakika soğuk suyla vücudumun terini attım…
Bedenimin ısısını düşürdüm…
Banyo kuyruğunda insanlar olmasaydı, görüş saatine kadar soğuk suyun altında kalırdım…
Banyo havlusuyla iyice kurulandım…
Pantolonumu ve ayakkabımı giydim… 

Görüşe gidecek ilk beş kişi demir kapının önüne çağrıldı…
Beşi de giyinmiş, hazır bekliyorlardı…
Ziyaretçilerine verecekleri eşyayı şeffaf naylon çöp torbasına koymuşlardı…
İsimleri ve görüşecekleri kabin numarası yazılı kâğıt, eşya torbasına görünecek ve okunacak şekilde konmuştu…
Demir kapıdan çıktılar…
Sevdikleri ile konuşacak, hasret giderecekler…

Ben masada oturmuş bu satırları yazıyorum…
Gözlerim defterimde, kulağım demir kapının vurulmasına yoğunlaşmış…
Kapı vuruldu…
Mazgalın kapağı açıldı…
Hakan Kök kapıya koştu…
Kulağını mazgal deliğine dayadı…
Kalbimin atışı hızlandı: Adım okunacak mı?

Hakan Kök bağırdı:
— Görüş dinle! Kabin bir! Mahmut Cantekin!
Canlarım geldi…
Hava çok sıcak olduğu için atletle oturuyordum…
Tişörtümü giymeliyim…

Kalktım…
Tişörtümü giydim…
Görüşçülerime vereceğim eşyanın içine koyacağım, önceden yazdığım kâğıda kabin kelimesinin karşısına bir yazdım…
Torbaya koydum…
Adımın ve kabin numarasının okunup okunmadığını kontrol ettim…
Eşyalarımın adetleri yazılı dilekçe masamda hazır bekliyor…
Ben hazırım…
Kapı açıldığında Hakan Kök bağıracak:
— Görüşçüler!
Hakan, bağırdı…
Saat 14. 30.
Görüşe gidiyorum…
Torbam, dilekçem, cezaevi kimliğim birlikte gidiyoruz…
Canlarımın yüzünü göreceğim, sesini duyacağım, özlem gidermeye çalışacağım…

29 Ağustos 2013 /  Perşembe / Saat 14. 30.

CEZAEVİ GÜNLÜĞÜ