UMUT EKTİM GÖNLÜME EVLAT

UMUT EKTİM GÖNLÜME EVLAT

Yüreğim duygu yüklü bir saksıdır çocuğum…
Yüreğimin saksısına umut ektim…
Gözyaşlarımla can suyu verdim…
Filizlendi umut…
Özgürlüğün kokusu umudun dallarında yemyeşil yaprak açtı, renk renk çiçek açtı…
Umut güneşi buz tutmuş yüreğimi ısıttı, bahar havası estirdi…
Dağların ve ovaların tertemiz havasını ciğerlerine çekti umut…
Umudun gözleri açıldı…
Umut, arşa yükselen çamların gölgesinin serinliğine, el dokuması kilimi serip üstüne boylu boyunca uzandı…
Umut, efil efil esen yayla rüzgârlarına saçlarını bıraktı…
Rüzgâr saçlarını özgürlüğe doğru savurdu umudun…
Masmavi gökyüzüne doğru kanatlandı umut…

Benim güzel çocuğum…
Yiğidim, umudumun kardelen çiçeğisin…
Gönlümün, sevdamın geleceğisin…
Öyle özledim ki seni bir tanem, kelimelerle duygumu anlatabilmem olanaksız…
Çok seviyorum seni çocuğum, canımdan çok…

Bu ciğerimin gülü güzel çocuğum…
Ayrılık her şeyden daha zormuş…
Sizlerin hasreti yüreği kavuran kızıl kormuş…
Bu günler, hasretin yüreğimizi yaktığı acının katmerleştiği kara günler…

Umudumun güneşi çocuğum…
Elbet bu ayrılık, bu karanlık bir gün bitecek…
Bu boğucu, bu ağır hava bir gün dağılacak…
Sele dönen gözyaşlarımız dinecek…
Bu haksız yük sırtımızdan inecek…

Çok seviyorum seni çocuğum, canımdan çok…
Bu hüzün, bu gam keder bir gün bitecek…
Seni özlemle bağrıma basıp sevgiyle öpeceğim…
Sen benim havam, suyum, güneşimsin…
Yüreğimi ısıtan ateşimsin…

Gözyaşlarına kurban olduğum evlat…
Bil ki ne kadar kalın olursa olsun bir gün aşınır, kopar her halat…
Ben acılara alıştırıldım, sen kendi gam kederini bana doğru al at…

Şimdi koğuşta yer yatağındayım…
Mahpushane batağındayım…
Kendine iyi bak, ayrılığa direnmeye gayret et…
Bu günler de bitecek elbet…
Bitecek canım…


CEZAEVİ GÜNLÜĞÜ

15 Ağustos 2013 / Perşembe / 23. 15