BANYO VE MORAL GECESİ

BANYO VE MORAL GECESİ



7 Ağustos 2013.
Günlerden Çarşamba…
Haftanın Çarşamba günleri, öğleden sonra bizim banyonun musluklarından sıcak su akar…
Bu sıcak su ile banyo yaparız…

Koğuş başkanı bir kişiyi banyo yaptırmak için görevlendirir…
Görevli kişi, koğuştakilerin isimlerinin yazılı olduğu isim listesine göre banyo yapacak kişileri çağırır…
Banyo süresi bazen on dakika, bazen de on beş dakikadır…

Görevli, banyo yapan kişiyi üç dakika önceden uyarır:
— Üç dakikan var…
Görevli, banyo sırası gelen kişiyi de beş dakika önceden ismini söyleyerek haberdar eder:
— Banyoya hazırlan… Sıra sende…
Son kişi banyo yapana kadar bu böyle devam eder…

Bu gün arife günüdür…
Yarın Ramazan Bayramıdır…
Koğuş başkanı Sütçü lakaplı Mesut Yıldız, koğuştaki herkesi uyardı:
— Yarın Bayram. Herkes sakal tıraşı olsun. Cezaevi idaresinden bayramımızı kutlamaya gelen olabilir… Kimse Bayram kutlamasına sakallı çıkmasın… Kendinize laf getirmeyin… Bana laf getirmeyin. Bayram günü mahcup olmayalım…
Herkes banyodan önce sakal tıraşı oldu.

Kalabalık koğuşta başkanlık zor zanaattır…
Koğuşta, her karakterde insan var.
Selam bile verilmeyecek sorunlu kişiliklerin olduğu yerlerdir koğuşlar…
Her an bir olaya sebep olabilirler…

Bir de şiirlerimde “erkeğin orospusu” dediğim tipler var…
Bu tiplerin işi gücü fitnelik, fesatlıktır ve dedikodudur…
Bu tiplerin çok olduğu koğuşlarda huzur olmaz…
İnsanları, yalanları ile birbirine karşı kışkırtır, kavga ettirir ve kavgayı zevkle izlerler…
Yalan, bu tiplerin mesleğidir…
İspiyonculuk, bu tiplerin mesleğidir…
Fitnelik, fesatlık bu tiplerin mesleğidir…
Provokasyon, bu tiplerin mesleğidir…

En yakın iki arkadaşı birbiriyle kavga ettirdiklerinde hiç şaşmam… Çünkü yalan söylemede, ispiyonculuk etmede, fitnelik, fesatlıkta ve provokasyona getirmede uzmanlaşmışlardır…

Koğuş başkanı Mesut Yıldız, koğuştaki herkesi çok iyi tanıyor… Bu tip kişilere göz açtırmamaya çalışıyor…
Herkes bu tiplerin yaptıklarını başkana gidip söylemiyor…
Mesela ben, tanık olduklarımı başkana söylemiyorum… İspiyonculuk olarak görüyorum…
Sen gidip başkana söylemezsen “erkeğin orospusu” azıyor…
Başkana söylendiği zaman, hemen kişiyi çağırıyor… Uyarıyor…

Koğuş başkanı Mesut Yıldız, koğuşu iyi idare ediyor…
Tarafsızlığı, adam kayırmaması yönetimini kolaylaştırıyor…
Kimsenin yalanına kanmıyor…
Kimsenin dolduruşuna gelmiyor…

Bu bayram akşamı, koğuş başkanı Mesut Yıldız bize bir sürpriz yaptı…
Dün koğuşa Özgür Bayat isminde bir müzisyen geldi.
Mesut Başkan, Özgür Bayat’ı dışarıda tanıyormuş…
Bu gece eğlence var, dedi…
Yatakhanenin orta kısmını boşalttırdı… Kenarlara sandalye ve tabure dizdirdi.
Banyoda kullandığımız plastik büyük kova Özgür Bayat’ın önüne getirildi…
Özgür, kovayı ters çevirdi… Davul gibi çalmaya başladı… Hem çaldı hem söyledi…
Halay havası çalınca, halay çekildi…
Göbek havası çalınca, göbek atıldı…
En çok göbek atan da 68 yaşındaki hükümlü Necip Güler’di…
İlginç bir şekilde göbek atıyordu…
Tutuklu tır şoförü şişman Yılmaz Uğurlu’da göbek atanlardandı…

Kamil sezer, Hakan Kök, Yılmaz Baydemir,  Mustafa İçözü, Ünal Tan, Nevzat İnce şarkı ve türkü söylediler…
Özgür davulu ile onlara eşlik etti…
İlginç bir geceydi…
Ben hüzünlü bir şekilde bu geceyi izledim…
Yemekhaneye geçerek izlenimlerimi yazdım…

 

CEZAEVİ GÜNLÜĞÜ

7 Ağustos 2013 / Çarşamba / Saat: 23.30

Son Güncelleme (Pazar, 22 Eylül 2013 18:29)