NEMRUT DAĞI TANRILARININ ÖFKESİ

 

Sabahın seherinde,

Bir yel eser Nemrut’tan.

Gelir deli deli…

Kızmış Kommagene Tanrıları,

Biri diğerinden öfkeli…

Secdeye durmuş güneş,

El bağlamış dağlar tepeler,

İki büklüm olmuş ağaçlar,

Kâhta çayı hüngür hüngür,

Zangır zangır sallanıyor yerler,

Geçmiyor tanrıların öfke seli…

 

Kral tanrı Antiochos,

Titriyor sinirinden:

“Bu toprakları miras bıraktım size,

Bir bakın kendinize,

Nerede benim mutlu insanlarım,

Niye asık gülmüyor yüzler…

Hani o parlak dönemim,

Bir adım bile gitmemişsiniz ileri…”

 

Güneş tanrısı Apollo -Mitras

Bağırıyor bas bas:

“Burada doğar en güzel güneş,

Burada en güzel ova dağ taş,

Nedir bu perişanlık,

Nedir bu hal…

Dünyaya böyle,

Bakılmaz aval aval…

Açın artık gözünüzü,

Görün kendi gücünüzü…”

                       

Kuvvet tanrısı Herakles Artagnes

Bağırınca titriyor herkes:

“Ne güç kalmış sizde ne derman,

 Yemiş bitirmiş sizi zaman,

Böyle mi bıraktım sizi,

Nedir bu halin Kâhta,

Ne olmuş sana Adıyaman…”

 

Bereket tanrısı Furtuna Thyce

Yaşarmış gözleri titriyor sesi:

“Tükenmiş bu toprakların bereketi,

Bu yokluk bu yoksulluk,

Hangi beceriksizlerin kerameti…

Her şey boldu her şey de vardı bereket,

Bu haliniz bu topraklara hakaret…”

 

 

Tanrıların kralı Zeus – Oromasdes

Söze başlayınca duyulmuyor nefes:

“Bir olun birlik olun,

Bu toprakları yeni baştan yoğurun,

Akıl katın alın terinize,

Bilimi rehber yapın kendinize,

Yenin bütün dertleri,

Mutluluk yakışır bu topraklara,

Mutluluk yakışır size…”

 

 

Son Güncelleme (Salı, 26 Nisan 2011 08:31)

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile